Fikrin çıkış noktası

Neden Etkinlik ve Organizasyon Yönetimi?

Bu program önerisinin arkasındaki düşünceyi, eğitim yaklaşımını ve kamu yararı beklentisini Fevzi Günalp anlatıyor.

Bu yazı bir görüş metnidir

İçerik durumu:ÖneriBu çalışmanın önerisidir; yürürlükteki bir program koşulu değildir.

Aşağıdaki metin, program önerisini geliştiren Fevzi Günalp’in kişisel değerlendirmesidir. Bir üniversite, kurul veya kamu kurumu adına yapılmış açıklama değildir; onaylanmış bir program kararı da içermez.

Bir etkinliği çoğu zaman sahnede gördüğümüz anlarla hatırlıyoruz: bir buluşma, bir yarış, bir festival, bir kongre ya da bir kutlama. Ben bu program fikrini geliştirirken, o anların arkasındaki sorumluluğa odaklandım. İnsanların zamanını, kurumların bütçesini, bir mekânın imkânlarını ve birbirinden farklı ekiplerin emeğini aynı amaç etrafında bir araya getirmek, başlı başına bir uzmanlık alanı olarak ele alınmayı hak ediyor.

Benim önerim, etkinlik yapmayı yalnızca uygulama becerisi olarak öğreten bir bölüm değil. Ne yapılacağı kadar neden yapılacağını, kime fayda sağlayacağını, nasıl finanse edileceğini ve sonunda neyin başarı sayılacağını sorgulayan bir eğitim modeli. Yaratıcılığın; planlama, bütçe disiplini, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve ölçme becerileriyle birlikte gelişmesini önemsiyorum.

Bu fikrin çıkış noktası, Türkiye’de bu işi bilen insanların bulunmadığı düşüncesi değil. Sektörde biriken deneyimin, farklı disiplinlerde verilen eğitimin ve sahada öğrenilen becerilerin ortak bir akademik çerçevede buluşabileceği düşüncesi. Turizm, iletişim, işletme, kültür-sanat ve spor alanlarıyla bağ kuran; aynı zamanda etkinliğin bütününden sorumlu olmayı öğreten bir lisans modelinin değerlendirilmesini istiyorum.

Böyle bir programın değeri, yalnızca yeni bir diploma vermesiyle ölçülemez. Mezunun bir projenin ihtiyacını doğru tanımlayabilmesi, gerçekçi bir bütçe hazırlayabilmesi, tedarikçilerle çalışabilmesi, riskleri ilgili uzmanlarla birlikte ele alabilmesi ve sonuçları dürüstçe raporlayabilmesi gerekir. Öğrencinin mezun olurken “hangi dersleri aldım?” sorusunun yanında “hangi sorumlulukları üstlendim, ne ürettim ve ne öğrendim?” sorularına da somut cevaplar verebilmesini önemsiyorum.

Bu nedenle sektör profesyonellerinin eğitimde yer almasını önemli buluyorum. Ancak konuk konuşmalarının ötesinde, akademik sorumluluğu belirli proje stüdyoları, düzenli mentorluk ve değerlendirilen saha çalışmaları öneriyorum. Üniversitenin görevi güncel uygulamayı aktarmanın yanında, öğrencinin o uygulamayı sorgulayabilmesini sağlamaktır. Saha deneyimi de öğrencinin öğrenme hakkını ve emeğini koruyan bir düzen içinde yürütülmelidir.

Kamu kurumları için düşündüğüm mesleki kapasite önerisinin merkezinde ise kaynakların daha bilinçli kullanılması var. Bir belediyenin veya üniversitenin etkinliği, sadece gerçekleştirildiği için başarılı sayılmamalı. İhtiyaca uygunluğu, katılımın niteliği, erişilebilirliği, maliyeti ve sağladığı fayda birlikte değerlendirilmeli. Nüfusu 40 bini aşan belediyeler için önerdiğimiz eşik de tartışmaya açık bir başlangıç noktası. Gerçek iş yükü, mevcut personel kapasitesi, kurum bütçesi ve pilot uygulama sonuçlarıyla sınanması gerektiğini düşünüyorum.

Turizm açısından hedefim de yalnızca daha fazla etkinlik yapılması değil. Ziyaretçinin deneyimini iyileştiren, yerel üreticiyle bağ kuran ve ev sahibi toplumun ihtiyaçlarını gözeten işler üretebilmek. Nitelikli turizm hedefinin, bu sorumlulukları taşıyabilecek nitelikli insan kaynağıyla birlikte ele alınması gerektiğine inanıyorum.

Bu öneriyi sahiplenen bir üniversitenin asıl fırsatı, “ilk” sözcüğünü kullanmak değil; akademik olarak güçlü, sektörle ilişkisi düzenli ve sonuçları ölçülebilen bir model kurmak olacaktır. Böyle bir modelin başarısı, mezunların gelişimiyle, ürettikleri işlerin niteliğiyle ve kurumlara sağladıkları katkıyla görünür hâle gelir.

Bu öneriyi sahiplenen bir üniversitenin asıl fırsatı, “ilk” sözcüğünü kullanmak değil; akademik olarak güçlü, sektörle ilişkisi düzenli ve sonuçları ölçülebilen bir model kurmak olacaktır.

Bu çalışmayı tamamlanmış bir cevap olarak sunmuyorum. Akademisyenlerin, öğrencilerin, sektör temsilcilerinin ve kamu yöneticilerinin katkısıyla gelişmesini istediğim bir başlangıç önerisi olarak sunuyorum. Amacım, etkinliklerin arkasındaki emeği, bilgiyi ve sorumluluğu daha görünür kılmak; bu alan için sağlam bir eğitim ve mesleki gelişim zemini oluşturmak.

Fevzi Günalp

Program fikri ve ön taslak sahibi